|
Eyüp SULTAN |
|
“ Gözlerimize ‘O’ndan Başka Hayal Girmesin “
O, kainatın tek gerçeği ve en gerçeği.O İnsanların en şereflisi ve en hayırlısı.O, ALLAH(C.C.)’ın kelamı olan yüce kitabımız KUR’AN-I KERİM’in yaşamış ve mü’min’lerin gönlünde hala yaşamakta olan silüeti.O, PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. MUHAMMED ALEYHİSSELAT-U VESSELAM.
‘Bizler için her gün bir KUTLU DOĞUM havasında geçmeli.O’nu anmadan geçecek olan her gün kayıpların en büyüğüdür.’
PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED(S.A.V.)’in doğumu münasebetiyle ülkemizin dört bir tarafında gül kokulu etkinlikler icra edildi.Bu müthiş bir şey. Her taraftan yayılan gül kokusunu hissedebilmek çokta zor değildi. Evet,KUTLU DOĞUM haftası boyunca PEYGAMBER EFENDİMİZ’i anma etkinlikleri düzenlendi ve bununda müthiş bir güzellikte olduğunu söyledik.fakat asıl söylememiz gereken şu ki; PEYGAMBER EFENDİMİZ’i anmak ve O’na olan sevgimizi göstermek, O’nun sünnetine göre hayatımızı idame ettirmek ve onun ahlakıyla ahlaklanmaya çalışmakla olacaktır.Zaten dünyada bulunmamamızın,hani felsefenin değişmez sorularından biri olan “hayatın amacı nedir?” sorusunun cevabı da bu değil midir?. PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.)’in evrensel mesajına kulak verip iyice idrak etmek ve bu mesaj doğrultusunda yaşamlarımıza yön vermek bizlerin yapması gereken en önemli ve en öncelikli görevi olmalıdır.Özellikle de yaşamaya ‘çalıştığımız’ şu meşakkatli devirde PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.)’in sünnetine sımsıkı sarılmamız gerekmiyor mu? Çağın ,insanı zorlayan ,ruh halini alt-üst eden şartlarını göz önüne getirdiğimizde bu sünnet ahlakı bizler için adeta koruyucu bir kalkan vazifesi görecektir.Zira yaşamını sünnet ahlakı üzerine şekillendirmeye çalışan ve bu sünnet anlayışını yaşamının merkezine, en tepesine koyan, bu şekilde hayatını devam ettirmeye gayret gösteren insanlar neye nasıl bakacağını bilir elbet.Böyle insanların hayata bakışları ve onu algılayış biçimleri olgunluğun da en tepe noktasını gösterir bizlere. İnsanın ,hayatı boyunca dimağındaki sorular eksik olmaz.Kafasında cevaplanmayı bekleyen bir çok soruyla birlikte yaşar.Kimi insanlar bu soruların cevaplarını basit ideolojilerde ararlar.Kendisine hayrı olmayan, insanı karanlık çukurlara hapseden bu ideolojilerle sorularına cevaplar bulabileceklerine inandırırlar kendilerini.Adeta “GÜNEŞ VARKEN MUMLARIN IŞIĞI ALTINA GİRMEYE ÇALIŞIRLAR”. Bana gerçek ve sonsuz saadeti vaad eden,gerçek bir insan gibi yaşamayı bana müjdeleyen,onurumu şerefimi ve YARADAN’ın biricik kulu olduğumu bana hatırlatan ve beni YARADAN’a, O’nun yanında bir kuş misali yuva yapmaya davet eden ve öğütleyen insanların en hayırlısı dururken,en yüce en büyük önder dururken ben nasıl olurda bütün bunları görmezlikten gelip kendime basit köhnemiş,kendilerine yararı olmayan,insanları dar bir kalıbın içine sıkıştırıveren ve karanlığa sürükleyen şahsiyetlere sempati besleyebilirim ve onu kendime önder seçebilirim.Bu aklın kabul edebileceği bir şey değil.Bu mantıksızlığın en üst seviyesi olmaz mı? Sünnet ahlakına ne kadar ehemmiyet verip onu yaşamımızın merkezine oturtursak o derece de dünya yaşanılabilir bir hal alır.İnsan ne derece sünnet ahlakına riayet ediyorsa o derece de mutlu olur.Örneklerini görüyoruz.PEYGAMBER EFENDİMİZ(S.A.V.)’i kendisine en büyük örnek olarak almış ve O’nun ahlakını,yaşantısını kendi ahlak ve yaşantısına adapte etme gayretinde olan bir insandan hayır ve güzellikten başka,onursuzca gurursuzca adice bir hareket bir fiiliyat beklemek imkansızdır.Sünneti aklının merkezine koymuş bir insan devlet yönetiminden tutunda sıradan bir esnaflığa kadar hayatın her alanında çalışma ve iş alanında evde okulda nerde olursa olsun yaptığı işi- her ne yapıyorsa- hakkını vermeden yapması imkansızdır.O, işini her daim titizlikle yapar.ALLAH (C.C.)’a karşı olan sorumluluğunu unutmayıp YARADAN’ına mahcup düşecek bir davranışta bulunmaktan kendini alıkor.Durum böyleyken bu insandan bir bankayı hortumlama,görevi su istimal etme,zimmetine haksız para geçirme,dolandırıcılık yapma,-eğer ülkeyi yöneten bir liderse- hak ve adaletten uzak hoşgörüden uzak kavgacı bir siyasetle yönetim göstermesi beklenebilir mi?elbette ki hayır.OZAMAN KENDİMİZE ÇEKİ DÜZEN VERİP ŞÖYLE BİR TİTREYİP DÖRT ELLE SÜNNET’E SARILMAMIZ GEREKMEKTEDİR.ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIMIZA PEYGAMBER EFENDİMİZ’İ TANITMALIYIZ VE SEVDİRMELİYİZ.SÜNNET AHLAKINA GÖRE ÇOCUKLARIMIZI YETİŞTİRME GAYRETİNDE, AZMİNDE OLMALIYIZ.BU İŞİ CİDDİYE ALMALIYIZ.DÜNYADA HİÇBİRŞEY BUNDAN ÖNEMLİ DEĞİLDİR VE OLAMAZDA.NE İŞİMİZ,NE EVİMİZ,NE ÇAY TARLAMIZ NE KİVİ BAHÇELERİMİZ,NE ÇAY PARASI,NE ÇOLUK ÇOCUK EVLENDİRME TELAŞESİ,NE DE HER HANGİ BİR ŞEY.HİÇBİRŞEY PEYGAMBER EFENDİMİZ VE O’NUN SÜNNET AHLAKINDAN ÖNEMLİ OLAMAZ. ÇOCUKLARIMIZA BU İNANCI AŞILAMAZSAK ALLAH MUHAFAZA BUYURSUN ÇOCUĞUN HAYATINDA AKLINDA, ZAMANINDA DOLDURULMAMIŞ TATMİN EDİLMEMİŞ BOŞLUKLAR OLACAKTIR VE BU BOŞLUĞU SAPKIN İÇİ BOŞ İDEOLOJİLER VE FARKLI İNANÇLARLA DOLDURMAYA ÇALIŞACAKTIR.BUNA İZİN VERMEYELİM.ÇOCUĞUMUZUN GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE ERİYİP GİTTİĞİNİ GÖRMEK İSTEMİYORSAK BU İŞİN ÖNEMİNİ KAVRAMAMIZ GEREKMEKTEDİR. İŞE KAYNAK SIKINTISINI GİDERMEKLE BAŞLAYABİLİRİZ.PEYGAMBER EFENDİMİZLE ALAKALI BİR ÇOK ESER BULUNMAKTADIR KİTAPÇILARDA.VAKİT GEÇİRMEDEN KAYNAK TEMİN ETMELİYİZ.BUNLARI OKUMALIYIZ.HADİS ESERLERİ TEMİN EDİLMELİ.VELHASIL-I KELAM BU KAYNAK MESELESİNİ BİR AN ÖNCE HALLETMELİYİZ.EVLERİMİZDE MÜTEVAZI BİR KÜTÜPHANEMİZ OLMALI,KİTAPLIĞIMIZ OLMALI.BU ÇOK ÖNEMLİ.
YAZIMIZI PEYGAMBER EFENDİMİZ ALEYHİSSELAT-U VESSELAM’IN HAYATINDAN BİR ÖRNEKLE BİTİRELİM;
Torunu sırtına çıkınca
Şeddad ibni’l-Had radıyallahu anh anlatıyor :
Öğle veya ikindi (akşam veya yatsı) namazlarından biriydi. Torunu Hasan veya Hüseyin’i sırtına alan Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yanımıza geldi. Mihraba geçti,çocuğu yere koydu,tekbir alıp namaza durdu.Biz de arkasında namaza durduk. Allah’ın Elçisi secdelerden birini gereğinden fazla uzatınca,başımı kaldırıp baktım.Bir de ne göreyim: Çocuk,secdeye varan Resul-i Ekrem’in sırtına çıkmamış mı ! Hemen başımı yere koydum. Namaz bittikten sonra cemaat,” Ey Allah’ın Elçisi ! Secdelerden birini uzatınca,başınıza bir hal geldi veya vahiy indi sandık” dediler.Resul-i Ekrem şöyle buyurdu:” Bunların hiçbiri olmadı.Fakat torunum namazda sırtıma bindi. O sırtımdan inene kadar öylece durdum.Acele edip oyununu bozmak istemedim.”
Nesai, Tatbik 82 ; Ahmed b. Hanbel , Müsned , vı , 467.
ALLAH’A VE AHİRET GÜNÜNE KAVUŞACAKLARINA İNANAN VE ALLAH’I ÇOK ANAN KİMSELER İÇİN, ALLAH’IN ELÇİSİ GERÇEKTEN PEK GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.
el-Ahzab 33/ 21
ALLAH(C.C.) CÜMLEMİZİ PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED ALEYHİSSELAT-U VESSELAM’IN AHLAKIYLA AHLAKLANDIRSIN...
SELAMETLE...
|

|
YAŞAMI VE KÜLTÜRÜ İLE RİZE-PAZAR BOĞAZLI KÖYÜ CİGETORE |