|
HUKUK KÖŞESİ |
|
MELEK BAL |

|
YAŞAMI VE KÜLTÜRÜ İLE RİZE-PAZAR BOĞAZLI KÖYÜ CİGETORE |
|
Merhabalar, Yazıma uzmanı olmadığım fakat bu aralar çokça kafamı kurcalayan bir konu ile başlamak istiyorum .Çocuklarımıza doğdukları andan itibaren aile yapımıza göre dilimizi , geleneklerimizi , ahlakımızı öğretiyoruz ardından okula gönderip türkçeyi, matematiği ,İngilizceyi vs dersleri de öğrenmesini sağlıyoruz.Ama çocuklara kendine,çevresine,kullandığı eşyalara saygılı olmayı öğretebiliyor muyuz acaba.. Bizim çocukluğumuzda (Çok eski değil 15-16 sene önce:))) bir kıyafet veya okulda giyindiğimiz önlük yahut çanta önce İstanbul yada Ankara’da herhangi bir yakınımız varsa onun çocuğuna satın alınır;onun ihtiyacını karşılayamayacak hale geldiğinde(Küçük gelmesi , formanın değişmesi vs nedenlerle.) köydeki akrabalarına gönderilir ; onların da çocukları kullandıktan sonra eğer halen kullanılacak halde ise ki ne can vardı o eşyalarda sapasağlam kalırdı:) maddi durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına verilirdi ve o eşyaya sahip olan çocukların mutluluğu hiçbir şeyle ölçülemezdi. Peki günümüzde durum böyle mi?;tabî ki değil dediğinizi duyar gibiyim.Kendi ailemden örnek verecek olursam,yeğenim geçen sene çantasını üzerinde Barbie resmi olanından ki sadece çantayla sınırlı değil kalemi,silgisi,kalem traşı;bu sene ise Winks Clup’un ürünlerinden istedi.Seneye ne isteyecek büyük bir merakla bekliyorum:)Sadece bu da değil,birçok çucuk kalemi bitmeden yeni kalemle yazmaya başlıyor,defterinin sayfalarını tüketmeden yeni defter istekleri başlıyor.Yani demem o ki istekler bitmiyor.O nu iste;o bitmeden bunu iste,iste,iste,iste.. Pekii çocukları kim bu hale getiriyor,bizler;ya bizleri.. Durmadan tüketmeye teşvik ediliyoruz.O cep telefonunu kullanırsan telefonun kaliteni gösterir,O kremi kullanırsan güzelsin;ya kullanmazsan aman allahım(!) çirkin görünürsün:) sütçüden süt alma;mikrop,süte o tozdan katmazsan çocuğun içmez,içinde onlarca katkı maddesi olan meyveli yoğurttan yedirmezsen zinhaaar çocuğun geri zekalı olur ...O kadar çok örnek var ki ve bütün bunları marifet zannederek o kadar uygulayan var ki! Şimdi sonunu köşemizin şanına yakışır bir şekilde getirelim,tüm bunların sonunda ne mi oluyoruz;mutsuz oluyoruz,sağlıksız oluyoruz,kompleksli oluyoruz..Ya sonra kredi kartımızla yahut taksitle alışveriş yapıyoruz,ödeyemiyoruz,icralık oluyoruz, varımızı yokumuzu döküp borcumuzu ödüyoruz , sonra akıllanmamışsak yeni borçlara doğru yelken açıyoruz. Alacaklının avukatını suçluyoruz,avukatlar cani,tefeci diyoruz (yani diyorsunuz:))yook öyle !! Biz 16+1 senemizi çok üstün başarılarla,gecemizi gündüzümüze katarak,belki de sizin çocuklarınız tv izlerken,top oynarken, salya sümük ders çalışarak geçirdik bu günlere geldik.Hakimlerle,savcılarla aynı okullardan,aynı sıralardan mezun olduk tek farkımız onlar devlete bağımlı çalışmayı tercih edip o mesleği yapmayı uygun gördüler.Lütfen ithamlarda bulunurken tüm bunları da göz önünde bulundurun.Kendi genişliğinizin,yasalara aykırılığınızın bedelini avukatlara kesmeyin!!! Herkese mutlu,sağlıklı,aklı başında ve borçsuz günler diliyorum..
|